İnsan kaynaklı iklim değişikliğinin getirdiği artan kırılganlık, bu görünümü muhtemelen daha da kötüleştirecek; en kötü senaryoda 236 milyon daha fazla kadın ve kız çocuğu gıda güvensizliği yaşayacak.
İnsan Kaynaklı İklim Değişikliğinin Kadın ve Kız Çocukları Üzerindeki Artan Etkisi
İklim değişikliği, küresel sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasını zorlaştıran en kritik faktörlerden biri olmaya devam ediyor. Yeni yayımlanan “Progress on the Sustainable Development Goals: The Gender Snapshot 2023” raporu, özellikle iklim değişikliğinin insan kaynaklı etkilerinin kadınlar ve kız çocukları açısından oluşturduğu kırılganlığı daha da ağırlaştıracağını ortaya koyuyor.
Rapor, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) çerçevesinde toplumsal cinsiyet eşitliği alanında ilerlemenin yarı yolda olduğunu belirtiyor. Bu kapsamda, insan kaynaklı iklim değişikliğinin olumsuz etkileri önümüzdeki dönemde derinleşebilir ve en kötü senaryoda 236 milyon daha fazla kadın ve kız çocuğunun gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalabileceği uyarısı yapılıyor.
Gıda Güvensizliği ve Cinsiyet Eşitsizliği
Rapor, küresel ölçekte cinsiyet eşitliği alanında var olan geri kalmışlığın, iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle daha da derinleştiğini gösteriyor. İklim kaynaklı kırılganlıkların artması, özellikle gıda güvenliği üzerinde yıkıcı etkiler yaratabilir ve bunun sonucunda milyonlarca kadın ve kız çocuğu, yeterli ve güvenilir gıdaya erişimde daha ciddi zorluklarla karşılaşabilir.
Cinsiyet eşitsizliği ile mücadele eden toplumlarda, kadınlar ve kız çocukları zaten eğitim, gelir ve sağlık hizmetlerine erişimde dezavantajlı konumda bulunuyor. Bu durum, iklim değişikliğinin ekonomik ve sosyal etkileriyle birleştiğinde, söz konusu grupların kırılganlığını daha da artırıyor.
Raporun Mesajı ve Gereklilik
Raporda, 2030’a kadar toplumsal cinsiyet eşitliği hedefine ulaşmak için acil eylem çağrısı yapılıyor. İklim değişikliğinin eşitsizlikler üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla politikaların yeniden şekillendirilmesi, yatırımların artırılması ve cinsiyet odaklı sürdürülebilir yaklaşımların benimsenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Daha bütüncül bir bakış açısıyla ele alındığında, kadın ve kız çocuklarının iklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarına karşı dayanıklılıklarının güçlendirilmesi; eğitim, ekonomi, sağlık ve sosyal hizmetlerde eşitlikçi, kapsayıcı ve sürdürülebilir çözümlerle mümkün olabilir.
Kaynak
Progress on the Sustainable Development Goals: The Gender Snapshot 2023 — UN Women & UN DESA
https://www.unwomen.org/en/digital-library/publications/2023/09/progress-on-the-sustainable-development-goals-the-gender-snapshot-2023 www-unwomen-org.translate.goog